5510 YA DA “ŞAKA GİBİ KANUN”!

Şubat 19, 2011

Yazar: MüjdatŞAKAR*

Yaklaşım / Temmuz 2008 / Sayı: 187
I- GİRİŞ
Benim “şaka gibi Kanun” adını taktığım 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklikler öngören 5754 sayılı Kanun, uzun süre Cumhurbaşkanlığı’nda bekledi. Acaba veto mu yiyecek derken, Resmi Gazete’de yayımlandı[1]. Ertelene ertelene yürürlüğe gireceğine inancımı artık iyice kaybettiğim bu şakacı Kanun da böylece şükürler olsun ki peyderpey yürürlüğe girecek. Değiştirilen 108. maddeye göre, aralarında genel sağlık sigortası ve prim oranlarının da yer aldığı bazı maddeler 1 Temmuz 2008 tarihinde, diğer maddeleri ise  -başına bir kaza gelmezse- 2008 “Ekim ayı başında” yürürlüğe girmiş olacak. Bu arada belirteyim ki yürürlük tarihi olarak açık bir tarih belirtmek yerine, aybaşında yürürlüğe gireceğinin belirtilmesi, Kanun’un şakacı karakterine pek uygun düşmektedir.
II- NEDEN “ŞAKA GİBİ”?
Şimdi bu Kanun’a neden şakacı kanun dediğimi merak ediyor olmalısınız.
Elli yıllık sosyal güvenlik hukuku birikimini berhava eden, yapılan eleştirilere kulaklarını tıkamış bir ekibin yaz-boz tahtasına çevirdiği, 8 Mayıs 2008’de “yama kanunu” 5754 çıkmışken, yürürlüğe girmeyen Kanun’a 26 Mayıs 2008’de yayınlanan 5763 sayılı “istihdam paketi” namıyla maruf Kanun ile yama üstüne yama atıldığını görürseniz, bu ciddiyetsizliği şaka sanmaz mısınız? Bitmedi, toplu iş hukukuna ilişkin yasa taslakları içinde de “yamanın yaması” hükümler yolda, geliyor! Hani sirkte pantolonunu toplamaya çalışan palyaço yere yuvarlanır da herkes güler, toparlanır kalkarken tekrar düşer. 5510’a ve onu toparlamaya çalışırken daha da rezil edenlere baktıkça, artık kızmak yerine kendimi sirkte sanmaya başladım.
Yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce sigortalı olmak isteyenlerin Nisan 2008 Türkiye’sinde oluşturduğu kuyruklar da şaka gibiydi. Yasa’nın şakalarından kurtulmaya çalışanlar sigortalı sayısında patlamaya yol açarken, yeni yasanın olumsuzluklarından bebeklerini kurtarmaya çalışan ebeveynlerin çabası göz yaşartıcıydı. Bu arada Sayın Cumhurbaşkanı’nın oğlunun da 2006 sonunda (5510 sayılı Kanun iptal ve ertelemeler yaşanmasaydı 2007 yılbaşında yürürlüğe girecekti.) sigortalı olduğu basında haber konusu oluverdi. Sigortalı patlamasıyla aktif/pasif sigortalı oranı 1,90’dan 2,30’a yükselmişken, bir şaka da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık sigortalıların durumunu inceleyip, sigortalılıkları iptal etmekle halkı tehdit etti. Yeni sigortalıların sistemde kalmasını sağlamaya yönelik düzenlemelere kafa yorması gerekenlerin bu davranışı herhalde ciddi olamaz. Olsa olsa şakadır!
5510 sayılı Kanun ile eskiden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olan hizmet akdi ile çalışanlar,  Kanun’un 4. maddesinin I. fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılırken (bunlara kısaca 4/ a’lı diyoruz), Bağ-Kur’lular “4/ b’li”, TC. Emekli Sandığı iştirakçileri ise “4/ c’li” olarak anılmaya başlanmışlar ve hepsi 5502 sayılı Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında toplanmışlardır.
Çocukken gökkuşağının altından geçen kızların erkek, erkeklerin de kız olacağına inanırdık. Büyüyünce anladık ki şakaymış! Ancak 5510 sayılı Kanun’un 51. maddesinin son fıkrasına göre, “İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, … 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir” derken acaba böyle bir şaka mı yapıyor kanunkoyucu? Ömrünü işçi olarak geçir, kadere bak ki işveren gibi emekli ol!
İsteğe bağlı sigortalıların 1 Ekim 2008 tarihine kadar ödeyecekleri isteğe bağlı sigortalılık primleri 4/a sigortalılığı olarak, bu tarihten sonrakiler ise 4/b sigortalılığı olarak değerlendirilecektir. Bu durum, son yedi yıldaki prim ödeme gün sayılarında SSK ağırlığını sağlamak amacıyla isteğe bağlı olarak SSK sigortalısı olanlar için risk oluşturmaktadır. Son yedi yıl içinde 4/b’li olarak ödenen primler 1260 günü bulursa, 4/a’lı gibi emekli olma imkânı son bulacak, bir 4/b’li gibi 9000 gün prim ödeyerek emekli olmak söz konusu olacaktır. Yani 4/a’lılar gökkuşağının altından geçip 4/b’li olacaklar.
Topluluk sigortasına tabi avukat ve noterler de 01.10.2008’den sonra 4/b’li gibi prim ödeyecekler ve tam aylık alabilmek için 4/b’liler gibi 9000 günle emekli olacaklardır. Yeni düzende 1260 gün (üçbuçuk yıl) prim ödendikten sonra emekli olacaklar ise, SSK’lı gibi değil, Bağ-Kurlu gibi emekli olabilecekler, yani onlar da gökkuşağının altından geçecekler!
Topluluk sigortasına tabi olanlar sadece avukatlar ve noterler değildir. Halen geçerli olan 506 sayılı Kanun’un 86. maddesine göre yurt dışına, sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmamış ülkelerde çalıştırılmak üzere götürülen işçiler de topluluk sigortası kapsamındadırlar. Bunların işverenlerince sadece emekliliğe yönelik olarak %25 oranında uzun vadeli sigorta primleri ödenmektedir. Bu nedenle bu işçilerin ne kendileri için ne de aileleri için sağlık yardımı söz konusu değildir. Özellikle bu durum yabancı ülkelerde işkazası nedeniyle ölen işçilerin yakınlarını mağdur ettiği için eleştirilmektedir. 5510 sayılı Kanun’un ilk şeklinde, yurt dışında Türk işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin tüm sigorta kollarına tabi sigortalı olarak çalıştırılması öngörülmekteydi. Yurt dışına götürülen Türk işçileri Türkiye’de çalışanlar gibi değerlendirilecek ve geçici görevli olarak yurt dışına gönderilmiş sayılacak, bütün sosyal sigorta haklarından yararlanabileceklerdi. Ancak, onlara da bir şaka yapmak gerekmiş olacak ki, 5510 sayılı Kanun’da yer alan bu hükmün uygulamasından -ne yazık ki- daha başlamadan vazgeçildi.
5754 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ile Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamayan ülkelerde Türk işverenlerin yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında emeklilik hakkı sağlayan, uzun vadeli sigorta kolu malûllük, yaşlılık ve ölüm primlerinin alınmayacağı, sadece kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacağı öngörüldü (5754 sK ile değişik md.5). Yani işverenler bu işçiler için sadece yüzde 13,5 ila yüzde 18,5 arasında prim ödeyecekler, ama işçiler isterlerse yüzde 20 oranında, yani daha fazla malûllük, yaşlılık ve ölüm primini kendileri ceplerinden ödeyeceklerdir. Ancak, bu düzenlemede asıl şaka şuradadır: Bu kişiler işçi olup 4/a sigortalısı gibi emekli olmaları gerekmekteyken, isteğe bağlı sigorta ödemeleri artık 4/b sigortalılığına sayılacağından bu işçiler, sanki işverenmiş gibi 9000 günle emekli olmakla karşı karşıya kalacaklardır.
Daha önce de başka yazılarımızda işaret ettiğimiz Kanun’daki başka bir şakayı da yeniden vurgulamak gerekir: Kısmi süreli (part time) olarak 4/a’lı statüsünde çalışanlar, ay içindeki eksik günlerini isteğe bağlı sigortalı olarak kendileri ödeyebileceklerdir. Ancak, isteğe bağlı sigortalılık 4/b statüsündedir. Kısmi süreli çalışanlar, 4/a’lı ve 4/b’li olarak ödenen primleri dikkate alınarak ya SSK’lı ya da Bağ-Kurlu gibi emekli olma durumunda olduklarından durumlarını izleyip değerlendirmelidirler.
5754 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Yurt dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da da çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Tabii şakalar da ihmal edilmemiştir. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir. Bu kapsamdakiler Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek hem emekli aylığı alıp hem de çalışmaya devam edemeyeceklerdir. Nasıl şaka ama!
Diğer taraftan, 01.10.2008 günü yürürlüğe girecek olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ölüm aylığı bağlanması şartları değiştirilmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile getirilen yeni düzenlemeye göre, Sigortalının ölümünden sonra geride kalan eş ve çocuklara ölüm aylığı verilebilmesi için; “En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,” olması gerekmektedir. Maddede, sadece 4/a’lılar için, “her türlü borçlanma süreleri hariç” ibaresi vardır ve bu ibare nedeniyle 01.10.2008 günü ve sonrasındaki ölümlerde yurtdışı borçlanma süreleri 900 günün hesabında dikkate alınmayacak ve bu şakanın sonucunda yeni bir rezalet ortaya çıkacaktır. Bu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu yasakoyucu tarafından değiştirilmesi veya Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi gerektiği açıktır.
08.05.2008 sonrasında değişen yasaya göre; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” (5754 sayılı Kanun ile değişik md. 4) Yani, hiçbir çalışmanız olmadan borçlanırsanız, 4/b’li gibi sayılıp 9000 günle emekli olacaksınız, en az bir gün bir işyerinde çalıştıktan sonra yurtdışı borçlanması yaparsanız 4/a’lı gibi emekli olabileceksiniz. Görüldüğü gibi şakaların sonu gelmiyor bir türlü!
III- SONUÇ
Kanun’un şakalarından bir kısmını okudunuz. Şimdi güzel Türkçemizde bu şakalara ne şakası dendiğini de lütfen siz bulun! Başımı derde sokmayın!

* Prof. Dr., Marmara Ünv., İİBF, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
[1] 08.05.2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: